Giriş
     
Tasavvufi Eğitimde Disiplinin Önemi PDF Yazdır E-posta

Disiplin,en basit şekliyle “eğitim” demektir.Bir başka ifadeyle;bireye kazandırılan alışkanlıklar yoluyla onu belli bir yaşam tarzına hazırlama sürecidir.Buradan da anlaşılacağı üzere disiplin,bir anda ortaya konulan bir davranışı değil, bir yaşam biçimini ifade eder.

Mü’minin dünyadaki hedefi, kendi yaşam biçimini  Resulullah’ın yaşam biçimine benzetme  gayretidir.Bu,bir eğitim ister.Bu noktada tasavvuf ,insana çok kestirme bir yol sunar.Çünkü insana manevi olgunlaşmanın en seçkin ve en etkili yolunu tasavvuf öğretir.Hedefleri ve kendine has yöntemleri bakımından tasavvuf bir disiplindir.

Bu manevi eğitimin sonuç vermesi için yapılması gerekli bazı şartlar vardır.Öncelikle kişi istekli olmalıdır.Daha sonra;

-Kişi kendini bir manevi hasta olarak görecek,hastalığını kabul edecek ve bu hastalığın bir ilacı olduğunu da bilecek.

-Hasta bir manevi doktora gidecek,o doktora güvenip teslim olacak,itiraz etmeyecek.

-Verilen reçeteyi gereğince uygulayacak.

İşte tasavvufta verilen vazifeler,virdler, günlük hayatımızdaki  İslami esaslar, kişinin eğitiminde rol alan unsurlardır.Ayrıca disiplin,zamanın doğru kullanılmasıyla çok ilgili bir kavramdır.O nedenle tasavvuf ehli “dem bu demdir,dem bu demdir,dem bu dem” diyerek, içinde bulunulan anı en faydalı şekilde kullanmayı öğütlemişlerdir.Kur’an’ı Kerim’de , Ved’duha,Vel-Asr,Vel-Leyl gibi zaman üzerine  yemin edilmesi onun önemine dikkat çekmek içindir.Mesela her  ibadetin kendine ait bir vakti vardır.Hatta bu vakit ibadetin şartıdır.Yani vakitsiz ibadet,yerine getirilmiş sayılmaz.Günlük namazlar günde beş vakit,Cuma namazı haftada bir,bayram namazı yılda iki kez,oruç yılda bir kez otuz gün…tüm bunlar, nefsi eğitmek, hizaya sokmak için konulmuş eğitim metodlarıdır.Hepsinin ulaşması gereken belli hedefleri vardır.Mesela,yılda bir kez verilen zekat ibadeti ,müslümanın mal tutkusunu sınavdan geçirir,namaz kişiyi haya sahibi olmaya sevkeder.Yani aslında bedeni ibadetlerin ruhta meydana getirmesi gereken haller vardır.O,hedeftir.Nebevi sünnette bir saatlik tefekkürün,altmış yıllık ibadetten daha hayırlı olması buna işarettir.

Bu noktada tasavvuf kişiye manevi bir yol haritası sunar.Mürşidinin gösterdiği,çizgide ilerleyen kişi,dinin sahip olduğu kurallar bütünü ile, insanın iç dünyasına yönelik tarafı arasında irtibat kurmaya başlar.İslami yaşayış,din kurallarının dışsal şartlarının yerine getirilivermesi değil,bu kurallarda gizlenmiş olan ruhu ve sırrı yakalama heyecanına dönüşür.Kişinin gayret ve yeteneğine göre de bu sırlar gönlüne açılır,kalb aydınlanır.Artık Rabbini görür gibi yaşamaya başlar.Tabi burada zahir ile batını birbirinden ayırmamakgerekir.Yani,şeriat dediğimiz dinin kuralları olmadan batıni bir aydınlanmadan söz edilemez.Bunlar birbirini tamamlayan bir bütünün parçalarıdır.o nedenle tasavvuf  büyüklerimiz,şeriat tarikat yoldur varana ,hakikat marifet ondan içeri diyerek,bu noktayı vurgulamışlardır.

Disiplin,kelimesini zıddıyla da değerlendirmeye çalışırsak laubalilik çıkar karşımıza.Nasıl ki disiplin bir kerede kazanılan bir durum değilse laubalilik derekesine de bir kerede düşülmez.Önce emirler hafife alınır,hassasiyet kaybolur.Zaten ardından da tavizlerin gelmesi zorunludur.O nedenle Cenab-ı Hakk takvaya çok önem vermiştir.Zaten tasavvuf da ruhsat değil,azimet yolu değil miydi?

Disiplini bir eğitim olarak tanımladıktan sonra şu soruyu da sormak gerekir.Eğitim olmayan yerde ne vardır?Kargaşa vardır,kaos vardır.Ne yoktur?Huzur yoktur,çözüm yoktur.Bu bireysel hayatımızda da böyledir,toplumlarda da böyledir.O nedenle, kişi kendi özel hayatında  disiplinli yaşamayı esas edinirse ,zamanı dolayısıyla da ömrü bereketlenecektir.

 

Hüdaverdi Kız Öğrenci Evi

Şu anda 12 ziyaretçi çevrimiçi