|
Zaman, insanla beraber sonradan yaratılmış bir olgudur.Zamanın yön verdikleri değil,zamana yön verenler, hem maddi hem manevi olarak hep başarının doruklarında gezinmişlerdir.
İnsanın zaman kavramına bu bakışı, hayatındaki her şeye yansımıştır.Kişilik yapısına inancına göre önemsediği “özel zamanlar” vardır.
Cenab-ı Hakk, Kur an-ı Kerim’de bir çok yerde zaman üzerine yemin ederek,insanın zamanı önemsemesini istemiştir.Çünkü sonsuz hayatınız buradaki zamanı yönetmenizle şekillenecektir.
Allah dostları Rabblerine karşı duydukları sevgilerini ifade etmek için beş vakit namaza, beş vakit daha katmışlardır. Kuşluk namazı kılmışlardır,işrak kılmışlardır,duha,evvabin,teheccüd kılmışlardır.Allah’ı daha çok anmışlardır.Haramdan çok sakınmış,gönüllerini boş söz ve boş işlerden korumuşlardır.Kalplerinde yaşattıkları Sultan’ın yanına Sultan’dan gayrısını sokmamışlardır.Buna da kısaca TASAVVUF adını koymuşlardır.
Sufi, zamanı Rabbine yaklaşmada bir araç olarak kullanır.Cenab-ı Hakk kuluna özel zamanlar koymuştur.Üç aylar gibi,kandiller gibi.Rabbinin önemsediği zamanları O’nu seven O’na iştiyak duyan kulu da önemser.Üç aylar elektrik voltajının yükselmesi gibi, kişinin de gönül ritminin hızlandığı bir zaman dilimidir.Sair zamanda yaptığınız bir amel-i salihe,bu özel zamanlarda daha fazla sevaplar alırsınız.Tabi günahlar da böyledir.Çünkü bu ,ahireti ve hesap gününü unutan kalpleri sarsarak,gevşekliği, kalp dağınıklığını ortadan kaldırıp,şuurlu bir şekilde yaşamayı sağlar.
Bu zaman dilimlerinin en önemlisi olan büyük aya hazırlar. Ramazan Ayı’nın kıymeti o kadar büyüktür ki,Recep ve Şaban ayları O’nun önüne gelerek,kalbi O büyük Ay’a hazırlamaya yöneliktir.
Sufi bu aylarda Rabbine kullukta daha dikkatlidir. Onun bu dikkati idrakini keskinleştirir iradesini Haktan yana ortaya koydurur.Bunu yaparken de kendisine imanın lezzeti tattırılır.İslam büyükleri bu aylardan doruk noktada istifade edebilmişlerdir.Bizlere de bunları sistemleştirip sunmuşlardır.Yolumuzun büyüğü Haseneynil Hüdaverdi Hz de ,3 aylarda yapılırsa büyük neticeleri olacak kulluk hakikatlerini birkaç maddede sıralamışlardır.
Üç Aylara Ait Adab ve Vazifeler:
Recep, Şaban ve Ramazan aylarına “üç aylar” denilir. Bu aylarda şu hususlara riayet edilmesi tavsiye edilmiştir.
* Menhiyattan sakınmak ve daima o azimde bulunmak, * Geçen aylarda o zamana kadar, layıkıyla şükrünü eda edemediğini itiraf etmek ve Cenab-ı Hakk’tan af ve mağfiret dilemek, * Yiyeceği ve içeceği taamda “Ramazan-ı şerifte oruç tutmaya, kuvvet ve istidat hasıl olması için yiyorum…” diye niyet etmek ve Allah’tan bu niyetin husulüne muktedir olmaklığını dilemek, * Bir mazereti olmadıkça pazartesi ve perşembe günlerini oruç tutmak suretiyle geçirmek, * Ramazan-ı şerifi hoş tutmak için türlü sebepler hazırlamak, * Her gün beş yüz ilâ bin adet istiğfarda bulunmak, * Oruçlu iken sakındığı her şeyden, oruç tutmadığı zamanlarda da, oruçlu imiş gibi sakınmak, * Her beş vakit namazın hitamında dua ederken bu mübarek ayın fezailinden mahrum kalınmaması için Rabbi Teala ve Tekaddes Hz. nden dua ve niyazda bulunmak, * Her gün en az bir günlük kaza namazı kılmak, * Ramazan-ı şerifte kendisine ve efradı ailesine helal rızık bulmak çalışmak. |