Giriş
     
Üç Aylar Bir Lütuftur PDF Yazdır E-posta


        Üç ayları, Cenab-ı Hak, kulluk hayatımızı gözden geçirmemiz, iyiliklerimizi artırmamız , eksiklerimizi gidermemiz için lutfetmiştir. Bu özel zaman dilimlerinde Cenab-ı Hakk’ın rahmet esintileri sağanak sağanak yağmaktadır. Bu aylar ve içinde idrak edilecek mübarek geceler hususi zamanlardır.Her ne kadar günlerin maddi bakımdan birbirinden bir farkı bulunmasa da manevi bakımından büyük farkları mevcuttur. Örneğin Ramazan-ı Şerif Ayı’nın içerisinde gizlenen Kadir Gecemiz’in ihyası, bize bin aydan daha fazla kazanç ve terakki  lutfeder. 

         Bu güzel aylar  ilahi teşviklerdir. Cenabı Hakk'ın biz kullarından ömrümüz boyunca göstermemizi istediği kulluk kıvamı için en iyi  başlangıç noktasıdır. Tıpkı hızlı bir şarj oluş gibi -kıymetini bilen için -bu aylarda alınan manevi enerji, bu ibadet vecdi, tüm yıla yansıyacak manevi bir eğitim sürecidir.

         Makbul bir ibadet insanı kötülükten alıkoyar. Hakkın rızası umularak kılınan her namaz, tutulan her oruç, verilen her sadaka veyahut her iyilik, içimizde bizi Allah’ı gereği gibi anmaktan , anlamaktan, sevmekten alıkoyan blokları birer birer devirir.

         İçimizdeki gaflet  perdeleri gayret kılıcı kuşanılarak bir bir açıldığında, Allah'ın cemali ayan beyan hissedilir. Gayretimiz gecemizi ve gündüzümüzü içine alarak  bir bütüne yansımalı . Çünkü biz biliyoruz ki dünyada ve ahirette elde edilecek hayırlı karşılıkların yolu, muhakkak çalışmaktan, gayret etmekten geçiyor.  Gayret, yapılanı yeterli görmeyerek bir üste sıçrama azmi , çalışma isteği. 

         Gayret, Allahü Teala’ya yakınlaşma isteğini yüreğinde taşımak. Kendini yaratanı o aşkla aramak. "Aramakla bulunmaz ama bulanlar arayanladır." sırrınca bu istekten asla dur olunmamak. Kulun Rabbiyle en kıymetli randevusu teheccüd ve devamında seher vakitleridir. 

         Hak dostlarından Bişr-i Hafî Hazretleri’nin ibâdet gayretini yansıtan şu misal, ne kadar da ibretlidir:
Bir kimse Bişr-i Hafî’ye gelerek:

“–Gecenin bir saatinde olsun istirahat etseniz.” dedi. O ise şu karşılığı verdi:
“–Allah Teâlâ’nın geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışladığı Rasûlullah  (s.a.v) geceleri mübârek ayakları şişinceye kadar ibâdet ettikleri hâlde, ben nasıl uyuyabilirim?! Çünkü ben bir tek günahımın bile, Allah Teâlâ tarafından bağışlanmış olduğunu bilmiyorum..

        Kulluk şuuru böyle bilinmedikten sonra, o büyük sorgu gününde sevap heybemizden hangi kıymetli iş çıkabilir? Rasulullah Varisleri bu güzel zatlar, kul olabilme iştiyakının şuuruyla, dâimâ Efendimiz’in hâline yaklaşabilme gayretini göstermişlerdir. Aynı gayreti göstermemiz için bizlere yol göstermektedirler.
İslam dini muhakkak yaşam dinidir. Bu güzel anlar  bizler için dönüm noktaları olabilir ancak ibadette devam esasdır. Bu ayları yaşayıp eski hale geri dönmek , aslında makbul ibadete eremediğimizi gösterir. Az da olsa devamlı yapılan ibadet, Efendimiz sav tarafından övülmüştür. Öyleyse üç aylar manevi kaplıcalarında bu aylar öncesinde yapamadığımız sünnetleri edinemediğimiz virdleri düşünerek ibadet çetelemize yeni yeni virdleri kazandırmaya çalışmalıyız.    
         İyinin daha iyisi ;  güzelin daha güzeli vardır. 
       İyinin daha iyisine erebilmek başlangıcı Recebi Şerif:
          Üç ayların ilki olan Recep, “tazim ve tekrim olunan ay” ve “hazırlanmak” manalarına gelmektedir Peygamber Efendimiz (sas) bu Ay'a ulaştıklarında “Allah’ım! Receb’i ve Şaban’ı hakkımızda mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur” diyerek dua ederlerdi Recebi Şerif Ayı ile başlayan kulluk coşkumuz, Şabanı Şerifte artarak  devam etmeli, nihayetinde bizi Muhammed Ümmetinin Ayı olan Ramazanı Şerif'e tam anlamı ile hazırlamalıdır. Ramazan Ayı bu iki ayın gayreti ile bereketlenecektir. Ta ki biz Her gördüğünü Hızır Her Geceni Kadir bil hikmetine ittiba edebilene kadar...

 

Bookmark and Share

 

Hüdaverdi Kız Öğrenci Evi

Şu anda 8 ziyaretçi çevrimiçi