Giriş
     
Haya Nedir ? PDF Yazdır E-posta


                     Haya nedir ? sualine şöyle cevap verebiliriz:
             Haya; utanma ar,namus,iffet,çirkin hallerden sakınma manalarına gelir.Edep, terbiyeye aykırı çirkin hareket ve olaylar karşısında içten bir ızırap ve üzüntü duymak,utanmak ve sıkılmaktır.Haya duygusu bulunan kimselerin bu gibi durumlar karşısında yüzü kızarır,ürperir.Ruhunda bir tiksinti,üzüntü,utanma dalgası kabarır.Bizim milli terbiyemizde, İslam ahlak ve adabında haya, insanlık şerefinin, üstün bir faziletin timsalidir.Zira, haya duygusu hayvanlarda yoktur.Kişinin ırz ve namusunu, şeref ve haysiyetini koruyan haya hissidir.Haya duygusu silinince kişinin ruh asaleti söner, hayvanlık dercesine iner.Peygamberimiz (sav) “ İnsanlardan utanmayan,Allah’tan da utanmaz.” Buyurmuştur.

       Bu duyguya sahip kadın ve erkekler, mahrem yerlerini açmaktan, büyüklere ve mukeddesata saygısız davranmaktan utanırlar.
 El-Ikdu’l Ferid adıyla Endülüslü Müslüman İbn Abd Rabbihi’nin topladığı muhteşem eserde haya, din, akıl konusunu şu hikaye ile anlatmaktadır : “ Hazret-i Adem cennetten çıkarılarak yeryüzüne indirildiği zaman Allah tarafından kendisine Hazreti Cibril gönderilmiş.O da Adem’e (AS) şunları söylemişti :
 -Cenab-ı Hakk (cc) sana, birini seçmek üzere üç şey gönderdi: HAYA, DİN ve AKIL…bunlardan birini seç! Gerisini alıp gideceğim.
 Hz.Adem de şöyle demiş:
- Ya Rabbi ! aklı seçiyorum !
Bunun üzerine Cibril haya ve dine bakarak :
-Haydi gidelim ! demiş.
Fakat haya ile din :
- Gidemeyiz ! demişler.
- Cibril sormuş:
- İsyan mı ediyorsunuz ?
- Haşa demişler ve ilave etmişler:
- Allah (cc) bize akıldan ayrılmamayı ferman buyurmuştu !
Cibril de tek başına gitmiş…(Ikdu’l Ferid’den)
Bir batılı gözü ile eski Türklerin ahlakı nasıl anlatılıyor :
Osmanlı Türkleri kadınların açılıp, saçılmalarından hiç hoşlanmazlar, nikahlısından başkasına bakmaktan haya duyarlar.Genel ve kişisel ahlaklarının bu ciddiliğini şeriatın iffet ve haya ahkamına borçludur.Ahlaki ve dini bir hukuk sisteminin zorunlu bir sonucu olan bu hali, barbarlık örf ve adetlerinden, kocalarının kıskançlıklarından mütevelli göstermek haksızlıktır.” ( Mourange d’Ohson)
           Hikmet ehli : “Kötü iş yapmayınız ve kötü söz söylemeyiniz.Şayet birisi size ağır laf edecek olursa ona : “Ben, sana karşılık vermem.” Deyiniz ve işi orada kapatınız…”
Rabbül alemin civcive doğar doğmaz çöplüğe gidip, nasibini aramasını, ördek yavrusuna suya girip yüzmesini fıtraten nasıl bahşetmiş ise, insana da fıtri pek çok nimetler vermiştir.İşte bunlardan biri ve en önemlisi hayadır.Bunu vücuttan kaldırabilmek için çok mücadele yapmak lazım.Bendeniz belki 50 sene evvel vapurla yolculuk yapıyordum.Hava çok güzel vapurun salonunda oturuyordum.Önümde birtakım magazin mecmuaları var.Vakit daha güzel geçsin diye bir tanesini aldım bakıyordum.Orada bu haya ile ilgili şu makaleyi okudum: Bildiğim bir yer değil artistin biri çıplaklar adasına gitmiş.Sözde o da onlar gibi çıplak gezip dolaşacak,gezecek,oraya uyum sağlamaya çalışacak.Kendi ifadesi şöyle: - Ancak altı ayda üst tarafımı çıkartabildim ve kendi kendime dedim ki bu senin işin değil, dön geriye.O işi beceremeden memleketine gelmiş.Az çok açık saçıklığa ne de olsa alışık olan artist hanım bile bu işi yapamamış.İşte Allah’ın (cc) vermiş olduğu büyük nimetlerden biri.Allah Resulü (sav) saadetle buyuruyor; “Hayan (utanma) yoksa ne istersen yap”
       Benim canım kardeşlerim bu değerleri bilerek,takdir ederek,tatbik ederek saadet ve selamet yolunu tutalım.Amin
                  (Hasan Hüdaverdi Burkay Hz.’nin Mev’iza-i Hasene 5 Kitabı’ndan alıntıdır.)

Bookmark and Share

 

Hüdaverdi Kız Öğrenci Evi

Namaz Vakitleri

Şu anda 15 ziyaretçi çevrimiçi