Giriş
     
Kurban Kesmekten Maksat Nedir? PDF Yazdır E-posta

                Kurban kesmekten maksat yalnızca kan akıtmak ve kurban eti dağıtmak değildir. Elbette kurban kesmiş olmanın ve fukaraya etinden dağıtmanın sevabı vardır ve her kesen niyetinin halisliği ölçüsünde Allah (cc) dan karşılığını alır. Ancak emredilmiş her ibadette olduğu gibi kurban ibadetinde de kulluk şuurunu geliştiren bir hikmet vardır. Kurban kesmek atamız Hz İbrahim’in sünnetidir. Saffat suresinde Hz İbrahim’in kurbanı şöyle anlatılır:

             (101 –107)  Biz de ona aklı başında bir oğul müjdeledik. Çocuk büyüyüp yanında koşacak çağa erişince bir gün ona: “Evladım, dedi, ben rüyamda seni boğazlamaya giriştiğimi görüyorum, nasıl yaparız bu işi, sen ne dersin bu işe!” Oğlu: “Babacığım! dedi, hiç düşünüp çekinme, sana Allah tarafından ne emrediliyorsa onu yap. Allah’ın izniyle benim de sabırlı, dayanıklı biri olduğumu göreceksin!”  Her ikisi de Allah’ın emrine teslim olup, İbrâhim oğlunu şakağı üzere yere yatırıp, Biz de ona: “İbrâhim! Rüyanın gereğini yerine getirdin (onu kurban etmekten seni muaf tuttuk)” deyince (onları büyük bir sevinç kapladı). Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!  Bu, gerçekten pek büyük bir imtihandı. Oğluna bedel ona büyük bir kurbanlık verdik. 

          Cenabı Hak Hz İsmail’in kurban edilmesini emretmek ile özünde bu emrin büyük bir imtihan olduğunu vurgulamakta. İhtimal Allahü Teala Tekaddes Hazretleri Hz İsmail’in kurban edilmesini değil, Hz İbrahim’in (a.s)  İsmaili’ni kurban etmesini istemektedir. Hz İsmail oğuldur, candır en sevilendir . Evlat, ana baba için uğruna yaşanılan bir değer , en kıyılamayan, en zor büyütülen, yetiştirilen, en çok emek harcanan bir nimettir. İşte bu nimeti tam da büyüme çağına geldiğinde Allah (c.c) için kurban edilmesi istenmiştir.

          En kıyılamayanı feda edebilmek. İhtimal, Hz.İbrahim için  o gün en kıyılamayan,oğlu İsmail’di. Ondan evladını feda etmesi istenerek Rabbi’ne olan kulluğu itaati sınanabilir. Ancak yaşadığımız çağda mal, mülk, sevgili, şan, şöhret, makam, para, öz nefislerimiz , malayani (boş) meşguliyetler, şehevi istekler… gibi bir çok vazgeçilmez sanılan kıyılamayan listemiz mevcuttur. Herkes için bu liste elbette değişebilir, herkesin İsmaili farklı farklı olabilir. Ancak önemli soru şudur ; bizim İsmailimiz nedir? Allah’a (c.c) ibadetimize engel olan kul idrakinden biz alıkoyan İsmailimiz(!)  nedir?

         Kurban kesmekten maksat en değerli saydıklarımızı Allah’a (c.c) adamasını bilmek, gözümüzde büyüttüklerimizi gözümüzü kırpmadan feda edebilmektir. Feda edebilmekten kasıt ne olabilir diye düşünebiliriz? Feda etmek yeri geldiğinden Allah’ın (c.c) rızası neyi gerektiriyorsa o fiili yapabilme iradesinde olmaktır. Bazen verebilmek, bazen koşturabilmek, bazen zaman ayırabilmek, bazen sıcak yataklardan kalkıp, duaya durabilmek, bazen affedebilmek..İsmailimiz’in listesi ne kadar uzayabiliyorsa feda edilecekler listemiz de o kadar uzun olacaktır.

         “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe kesinlikle erişmiş olmazsınız” (Ali İmran, 92)
En büyük kurban kendi nefsini feda edebilmektir. Nefis bütün eksik hallerin ve kötü huyların merkezi demektir. Allah’ın (c.c) emrine alıkoyacak her ne var ise bıçağın ucunda o olmalıdır.

         “Kurbanlarınızın ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. O’na ulaşan sadece sizin takvanızdır” (Hac, 37)
Bir hadislerinde İki Cihan Serveri (s.a.v.) takva ile ilgili şöyle buyurmaktadır:

        “İnsanlar nezdinde kişinin kıymetini artıran şey maldır. Allah nezdinde de değerini artıran şey takvadır.”
        Bir kulu diğer kuldan farklı kılan , takvadır. Takva ile kullukta rütbe alınır, mesafe katedilir. Misal, nasıl ki  balon ile seyahat edileceğinde balona sıcak gaz verilir , ağırlıklar atılır ve yükselme sağlanır. Öyle de,takvaya (Allah’tan gereği gibi sakınmak) erebilmek, Allah’a yakın olabilmek için de Allah (c.c) ile aramıza perde olmuş , O’nu (c.c)  hissetmemize, kulluğumuzun tadını almamıza engel olan nefse ait her şeyi bırakmalı. Böylelikle her yapılanı Allah için yapmalı , ibadetlerdeki hikmetin ne olduğunu tefekkür edilmeli , takvaya ulaşmaya çalışılmalıdır. 

         "De ki: şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi olan Allah içindir" (En’am Suresi 162.)

Bookmark and Share

 

Dört Dua

Duanın Bereketi


Yesrib şehrinde bir adam kavminin ileri gelenlerini topladı. Kölesine dört dirhem vererek bununla misafirler için çeşitli meyveler satın alıp getirmesini emretti.

Köle çarşıya çıkmak üzere evden ayrıldı. Yolda giderken Mansur b. Ammar mescidine uğradı. Orada Allah dostlarından Mansur’u ziyaret edip onun duasını almak istedi.

 <<<

>Bookmark and Share

Ya Her şeyi İsteseydik

Dualı Hayat
 

Dua , “Çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek” anlamlarına gelir. Hak Teala Hazretleri bize şah damarımızdan yakın olduğunu bildirmiş ve “Bana dua edin ki duanızı kabul edeyim.” (Mü’min, 60) buyurarak her an O’na yönelmemizi işaret buyurmuştur.

Rabbe yönelmek ve her şeyi O’ndan istemek esasen bir idrak meselesidir. 

 <<<

Bookmark and Share

Konuk Yazarlar

İnsanlar Neden Duaya İhtiyaç Duyar

İnanan birey, inancını zihinsel düzeyde bırakmaz ve inandığı varlık ile yakın ilişkiler geliştirir. İnanan ile inanılan arasındaki bu ilişkilerden biri de duadır. Dua ilişkisi mümin ve Allah olmak üzere iki ana öğe ön plana çıkmaktadır. Allah ile insan arasındaki bu ilişki, İslâm'ın ana kaynağı Kur'ân'da çok sık bir şekilde göze çarpmaktadır. Nitekim Kur'ân'ın, dua ile başlayıp yine dua ile sona ermesi İslâm'ın duaya verdiği değeri göstermektedir. Kur'ân'ın ilk sûresinde, insan Rabbine hamdden sonra ancak O'na kulluk edeceğini ve O'ndan yardım dileyeceğini bildirir ve doğru yolu bulma ve sapıklığa düşmeme konusunda O'ndan yardım talep eder.(1) Yine Kur'ân'ın son sûresinde insan her türlü kötülükten Allah'a sığındığını ifade eder.(2) Aynı zamanda Kur'ân'a göre insanın var oluş amaçlarından birinin dua olduğu "Duanız olmadıktan sonra Rabbim sizi ne yapsın!"(3) diye ifade edilmektedir. Ayrıca Kur'ân'da Allah "Bana dua edin duanızı kabul edeyim."(4) buyurmaktadır. Bir başka ayette ise "O'ndan başka Tanrı yoktur. Dini yalnız kendisine halis kılarak O'na yalvarın." buyurmaktadır. Yine "Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin." ve "Korkarak ve umarak O'na dua edin."(5) demektedir.

Devamını oku...

Risalet İncileri

Çocuk Sevgisi

İslam çocuğu geleceğin teminatı olarak eğitmeyi, yarının büyüğü olacak bu varlığa özel bir itina gösterilmesini emreder.

Devamını oku...

Hüdaverdi Kız Öğrenci Evi

Namaz Vakitleri

Şu anda 21 ziyaretçi çevrimiçi