|
 Hasan Hüdaverdi Burkay (ks) Hz.'nin 1996 yılı Kadir Gecesi Sohbeti’nden;
MÜMİNİN İLK GÖREVİ KULLUKTUR
Allahü Teala dünya ve ahiret içinde ne varsa topyekün hepsini bizim için halk etti, bizi de kendi için.Bu nedenle müslümanın, müminin ilk görevi Allah’a (c.c) kulluktur.Cenab-ı Hak bu hakikati “ Ve ma halakte cinne vel inse illa li ya’budun. İns ve cini halk ettim ancak bana kulluk etsinler.” Bu nedenle Müslümanlar çalışma listelerinin başına birinci maddeye Allah’a kulluk yazacaklar, gönüllerine bunu koyacaklar, ömür boyu bu tarz üzere amel edecekler .
Rabbim bu güzel yoldan bizleri ayırmasın. Her gün biraz daha Kendine yakin eylesin. Her gün biraz daha yirmi dört saat O’nunla olduğumuzun farkına vardırsın.Bu bilinç içinde bizleri yaşatsın. Rabbimiz bizimle beraber ama bizim fıtrat halimiz O’ndan uzakız gibi gösteriyor bize .İşte bu uzaklığı ortadan kaldırabilmek için ibadete ağırlık vermek lazım , güzel amellere ağırlık vermek lazım. Malum aliniz Cenab-ı Hak Kaf Suresi’nde “Ve nahnu akrabu ileyhi min hablil velid.” “Ben sizin şah damarınızdan (bu kulağımızın arkasında şah damarı), ben sizin şah damarınızdan size daha yakinim” diyor. Öyleyse bu yakınlığı her mümin her Müslüman her an hissetmeli.Böyle bir murakabe altında bulunduğumuzu bilmeli hareketlerini ona göre tanzim etmeli.
İNSAN RABBİ YANINDA YANLIŞ HAREKET YAPABİLİR Mİ?
İnsan Rabbi yanında kötü hareket yapabilir mi? Mevlayı Müteal nevmü gafletten ikaz buyursun, aşımızı helal yaptırsın. Helal aş, bu güzel görüşü insana lutfeder. Karışık , bozuk yemeler içmeler perde olur, örtü olur, gaflet yapar.Tabi onun bozukluğuna bağlı, çok bozuksa daha neler yapar neler yapar…
Efendim bizim İslam büyükleri üstazlarımız; “ Siz diyor her gecenizi Kadir, her gördüğünüzü Hızır bilin’’. Dışarıdan dilinizi kesebilmek, dedim ki ,dedi ki’den kurtulabilmek , Rabbin zikri ile meşgul olabilmek için herkesi güzel görmek mecburiyetindeyiz . Hz. Allah bir kulunu niye güzel gördün diye sual etmez ama niye kötü gördün kötülüğünü nasıl gördün, kimden duydun , ne zaman işittin aslı var mı yok mu diyerekten bir takım sual ve cevaplara tabi tutar. Öyleyse kulları hakkında kötü düşünceyi Rabbimiz yasak etmiştir. Hüsnü zanda tehlike yoktur, su-i zanda tehlike çoktur. Dilimizi su-i zandan kesicez. Hele muhatap olmadığımız meclisimizde bulunmayan kimselerin kesinlikle arkasından konuşmayacağız. Bunlar bizim zarar kapılarımızdır. Bunlar kapanmadıktan sonra kara geçmek mümkün değil.
Bunun hakkında her büyük kendi diliyle güzel ifadesiyle bir takım bişeyler söylemişler. İbrahim Hakkı Erzurumi. O mübarek zat bu hususta şöyle diyor: Deme niçin bu böyle Yerindedir o öyle Bak sonunu seyreyle Görelim Mevla neyler Neylerse güzel eyler.
Gördün mü sen ifadeyi? Deme niçin bu böyle Yerindedir o öyle. Madem onu Allah yapmıştır Allah halk etmiştir Onda kusur aramaya hakkın yok senin ! Bak sonunu seyreyle Görelim Mevla neyler , Neylerse güzel eyler.
Yunus Emremiz de böyle demiş : Elif okuduk ötürü Pazarlık yaptık götürü Yaradılmışı hoşgör Yaradandan ötürü
Yaradanımız bir ! Yaradılmışa itale-i lisan Yaradan’a (cc) kadar gider.Peygamber Efendimiz (sav) : “ Mümin müminin aynasıdır’’ diyor.İkinci bir ifade El Müminu (cc) Allah Teala’nın bir ism-i şerifi de Mümindir.Öyleyse mümine bir takım yanlış ifadelerde bulunmak eserden müessire gider.Bu nedenle Rabbim dilimizi bu afatlardan muhafaza buyursun.Tarikati Muhammediye sahibi dil afatlarını yüz tane saymış.Rabbim bizi bu dil afatlarından esirgesin.Bunlar hep bir ayet hadise dayanan sözlerdir.Rabbimiz de (cc) ayeti celilesinde öyle buyuruyor ‘’Ben hiç abes bir şey halk etmedim’’. “Batıl bir şey de halk etmedim’’.Öyleyse sizin bu görüşleriniz böyle bir görüşe sahipseniz yanlıştır.Şaşı bakışınız size böyle gösteriyor.Rabbim bu görüş zaviyenizi de rızasına uygun bir şekle dönüştürsün inşallahü Teala.Ya Pirimiz Şahı Nakşibend Hazretleri bu hususta ne demiş:O büyük veli:
Alem yahşi ben yaman Herkes buğday ben saman
Allah Ümmet-i Muhammedin hayırlı duasını celbedecek, hayırlı güzel hareketlerde, hayırlı güzel ifadelerde, hayırlı güzel bakışlarda buluşmamızı nasip etsin inşallahü Teala.
Efendim Allah Teala Ramazan’da Kadir Gecesini ,Cuma’da icabet saatini, beş vakit namazda selatı vustayı, Kuran’da ismi azamı, diğer ibadetlerde rızasını gizlemiştir.Herşeyi aynı niyetle yapabilmemiz için aynı ihlas ile yapabilmemiz için Rabbim bunları gizlemiş. ………………….. Ramazan' da Allahü Teala’nın Kadir Gecesi’ni gizlemesi her gecemizi kadir yapabilmemiz için, her gecemizi doğru geçirmemiz için, abdestli yatmamız için, (salatı leyl) yatarken iki rekat namaz kılmamız için, gece kalkıp teheccüdle buluşmamız için . Gecenin üçte ikisi bize aittir istirahat, geri kalan üçte biri Allah’a aittir. Kollar sıvanacak ,huzura durulacak, Rabbimizle baş başa kalınacak nefsimiz aile efradımız çoluk çocuğumuz devlet ve milletimiz için hayır duada bulunulacak. Bir işin yüzde ellisi duadır, yüzde ellisi çaba, gayret. İki elli bir araya gelsin ki netice elde edilsin, muvaffakiyet olsun. Bugünkü çok işlerimizin akim kalması bundandır. Besmelesiz başlanılıyor, “inşallah bunda muvaffak oluruz.” denilmiyor bu nedenle de akim kalınıyor, neticeye varılmıyor. Evet Cuma’da icabet saati . Cuma müminin bayramıdır, Cuma fakir fukaranın haccıdır Cuma; Ramazan ve Kurban bayramlarından üstün bir gündür. Bu nedenle Cuma’ya önem verilecek ,titizlikle o günde yapılması icap eden şeyler yapılacak . Bu nedenle devlet büyüklerinden tatil günümüzün Cuma olmasını istiyoruz. Cuma saatini değil , Cuma’nın tam gününün tatil olmasını istiyoruz. Memurumuz işçimiz pazarcımız kim olursa olsun topyekün Cuma’ya güzel hazırlanmalı. Cuma’nın erken saatlerinde Cuma’dan istifade etmeye başlamalı , genel güzel bir temizlik yapmalı , erken camiye koşmalı . Niyet’ül itikaf diyerek sağ ayakla camiye girmeli, iki rekat şükür namazı kılmalı -tahiyyatül mescit- Oturmalı, Rabbiyle meşgul olmalı. Camilerimiz Cuma’larda dolup taşmalı Kuran okunmalı, vaaz yapılmalı . Camiler böyle sade beş vakit namaz kılmak için yapılmamıştır.Camilerin insanlar üzerinde fonksiyonu büyüktür. Her bir cami bir üniversite mesabesindedir. Milleti tenvir eder , aydınlatır. İnsanın aydınlanabilmesi için kafasında dini bilgilerin çoğalması lazım . Bu nedenle Cuma’ya gereken önem verilmeli. Cuma’nın dört rekat sünneti iki rekat imamla, farzı dört rekat sonradan cumanın son sünneti behemahal kılınmalı . Sonra da hali hazırda üzerimden sakıt olmayan diyerek dört rekat namaz kılınmalı.İki rekat da vaktin sünneti demeli böylelikle Cuma’nın farzının selamından sonra pabuçlarımızı alıp da camiden kaçmamalı . Bu neye benzer bir ay çalışmış insanın aylığını almadan gitmesine benzer. Hoş bir şey mi? Değil!
Cenabı Hak vaktimizin çok kısmını kendi rızası için , ibadet ve kulluk için harcamamızı nasip etsin . Evet Cuma’nın erken saatinden geç vakte kadar Cuma’yı değerlendirecek olursak Cuma’nın içinde Allah Teala ‘nın bir icabet vakti var, işte onu da yakalamak mümkün olacak. Bugün için olmuyor. Bu nedenle inşallah hristiyanlar nasıl pazarını, Yahudiler nasıl cumartesisini yapıyorsa müminler en mübarek yeryüzünün en mübarek günü Cuma gününü de biz Müslümanlar böyle sabahtan akşama rahatlıkla mesai saati şu bu düşünmeden rahatlıkla gayet güzel o günü geçirmeliyiz, ziyafetler vermeliyiz, ziyaretler yapmalıyız , kabir ziyaretlerinde bulunmalıyız . E Cuma tatil olursa bunların hepsi olur.Cenabı Hak nevmü gafletten ikaz buyursun . Evet beş vakit namazda da salatı vustayı orta namaz makbul namaz onu da gizlemiş Cenabı Hak . Kuran'da ismi azamı gizlemiş … Devam edecek…
|