|
Soru: "Sohbet ne demektir? Bir araya gelip, konuşmak da sohbet midir?"
Cevap: Sohbet kelimesinin lügat karşılığı, karşılıklı konuşmaktır. Fakat bu sohbet ortamındaki karşılıklı konuşma, fiilî konuşmanın ötesinde bir manaya sahiptir.Sohbet için bir araya gelen topluluk, rastgele toplanmış, şuursuz, gayesiz, sıradan bir topluluk değildir. Aksine duygu ve düşünce birliği taşıyan, birbirlerinin sevinç ve kederlerine ortak olan, gözünü Allah rızasına dikmiş, yüce hedefli bir topluluktur.
Şüphesiz böyle bir irtibat, sağlıklı sonuç verdiğinde anlamlıdır. Sohbeti, amacına ulaşması gereken bir okul dersi gibi düşünürsek, dersin uyulması gereken adabı ve kuralları vardır. Hem sohbet edenler, hem dinleyenler için... Nasıl ki öğretmenler eğitim için gerekli konuları bir müfredat çerçevesinde ele alır ve öğrenciler de o müfredatı öğrenmek için üzerlerine düşen şartları yerine getirirler ancak ondan sonra eğitim amacına ulaşırsa, sohbetler de böyledir.
Soru: "Sohbetin inanç noktasındaki önemi nedir?"
Cevap: Peygamber, mürşid, muallim ve üstadla fiziki beraberlik ''sohbet'' kelimesiyle ifade edilmiştir. Hz. Peygamberi gören, onunla beraber bulunan ve O’na iman edip bu imanla ölen kimselere verilen ''sahabi'' adı kelime olarak sohbet kökünden gelmektedir.
Yine aynı şekilde Kur'an-ı Kerim' de, Allah Rasulü (s.a.v.) 'in cemaatine, bir gaye etrafında toplanıp sohbet edenler manasına gelen “ashab” kelimesiyle hitap edilmiş, Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz, mübarek hali, sözleri ve nazarlarıyla ashabını etkilemiş, onları sohbetle yetiştirmiştir.
Tasavvuf erbabının sohbeti de böyle bir sohbettir. Onlar, irşad olmak için kâmil mürşidin sohbetine giderler. Sohbet, Nakşibendî tarikatının en temel irşad metotlarındandır. Büyük velî Şâh-ı Nakşibend -kuddise sirruh- diyor ki: "Bizim terbiye yolumuz sohbet üzerine kuruludur. Hayırlar, Allâh için salih insanlarla beraber olmadadır. Onlarla sohbete devam ede ede hakîkî imâna kavuşmak nasip olur.
Soru: "Sohbetin devamlı olmasının önemi nedir?"
Cevap: İnsan yaradılışı itibariyle unutmaya yatkındır.Bu nedenle,faydalı bilgilerin hatırlatılması kişinin istikamet üzere kalmasını sağlar.Genelde haftalık, hiç olmazsa aylık düzenli sohbetlerin kişinin hayatında oturmuş olması gerekir.Çünkü sohbetlerde alınan güç ve iman derinliği , hayatımızdaki imtihanlara karşı irademizi kolaylıkla Hakk’tan yana koymamızı kolaylaştıracaktır.
Soru: "Sohbete gelenlerin tamamı o sohbetten yeterince istifade edebilirler mi?"
Cevap: Sohbet ortamını niagara şelalesi gibi düşünelim. Oradan su almak istesek ne kadar alabiliriz? Yanımızda götürdüğümüz kabımız kadar! O şelalenin büyüklüğü, bizim için o kadardır. O nedenle sohbete giderken ve sohbet sırasında oradaki feyz akışından yeterince faydalanabilmek için hem kabımız büyük olmalı, hem de lüzumsuz şeylerle dolu olmamalıdır.
Soru: "Peki o zaman sohbete giderken nelere dikkat etmeliyiz, sohbetin bir adabı var mıdır?"
Cevap: Her şeyin bir adabı olduğu gibi sohbetin de elbette bir adabı vardır.Sohbet sırasındaki fayda düzeyiniz sizin hazırlık sürecinizle doğru orantılıdır.Bedenen ve ruhen o güne hazırlanmalıdır.Mesela;
1.Sohbete abdestli gidilmeli.
2. Sağda solda boşa vakit geçirip,kalbi meşgul etmemelidir. Evinden çıktığında tek hedefi tekke, dergah mesabesinde olan sohbet yeri olmalıdır.
3. Sohbet günü iple çekilmelidir.Sohbete isteksiz, gönülsüz, zoraki değil, içi coşa coşa gitmelidir.Çünkü orada Allah’a ulaşmanın yolları anlatılacaktır.
4. Gayet mütevazı olmalı.Sohbete katılanları kendinden üstün görüp nefis ve şeytanın aldatmasına kapılmamalıdır.
5. Özürsüz ihmal edilip terk edilmemeli. Terkedenler, terk edilirler, bu asla unutulmamalıdır.
6. Yalnız Cenab-ı Allah’ın rızası için gidilmeli,başka beklentiler, dünyalık çıkar ve menfaatler tamamen terk edilmelidir. tepesinden tırnağına kadar kendisini sohbete vermelidir. .
7.Huşu ve huzur gözetilmeli ve herkes kendi manevi gelişimi için anlatılan konuya odaklanmalıdır.
Soru: "Sohbet ile vaaz arasında bir fark var mı?"
Cevap: Dinî hakikatleri tesirli bir üslupla anlatma, cemaati kötülükten uzaklaştırıp iyiliğe sevk etmede vaaz ve sohbetin hedefi müşterektir. Fakat sohbette vaazdan farklı bir takım hususiyetler vardır. Sohbette sözlü eğitim ve öğretimin yanı sıra, hal eğitimi ve manevi bir yansıma da vardır. Kâmil insanların lafızları kadar nazarları ve halleri de son derece etkilidir. Bu konuda çok hikmetli bir anekdotu anlatmak oldukça yerinde olacaktır. Bir mürşid-i kamil,her zamanki sohbet saatinde yine yerini almış ve cemaatine sohbet vermeye hazırlanmıştı.Cemaat de toplanmış bu haftaki sohbet konusunu dinlemeye hazırlanmıştı. Ve mürşid gelip yerine oturmuştu. Ama hiç konuşmuyordu. Sohbetin süresince bir kelime bile konuşmamıştı. Sohbet süresi bitince mübarek ağzından şu cümleler dökülmüştü: “Bugünkü sohbetimiz de sükut üzere idi efendim.” İşte hal eğitimi... Sükûtu konuşarak anlatmaya çalışmıyor. Çünkü anlatılan hakikatler onlarda ete-kemiğe bürünmüş şekilde hayat sürdürüyor.
Soru: "Sohbeti bizzat şahıstan dinlemek ile görüntülü video veya sesli sohbet kayıtlarını dinlemek arasında fark var mıdır? Maksat dini öğrenmek değil midir?"
Cevap: Sohbet vesilesiyle cemaat birbirinden görerek, yaşayarak, edep, erkân öğrenir. Dinî nezaket, sevgi, şefkat, hizmet, fedakârlık gibi olgun ahlâkî özellikleri içine sindirir. Kardeşlik duygusu pekişir. Ruh, güzel olanı yapmak ister. Mesela İnsanın mizacı değiştirilemez ama yönlendirilebilir. İsrafa karşı meyilli biri bunu hayır hasenat yapma noktasında kullanırsa bu eli açık olma durumu Allah’ın rızasını kazanmaya vesile olur. Ancak kişinin bu mizacını yönlendirmesi tek başına mümkün değildir. Çünkü kişinin alışkanlıkları birincil kişiliğini oluşturur. Yeni kazanmaya çalıştığı alışkanlıkların hayata geçebilmesi için çok tekrarlanması gerekir. İşte sohbet kişinin iradesini ortaya koymasını, güzel alışkanlıklar kazanmasını kolaylaştıran itici bir kuvvettir. Eğer öyle olsaydı, hocalar talebelerin ellerine birer kitap, cd, doküman vs. verirlerdi. Bunlarla doktor olun, öğretmen olun derlerdi. Cenab-ı Hakk Kur’an’ı Kerim’i gönderdikten sonra Kâinatın rehberini göndermezdi.
Sohbet vesilesiyle, Allah dostlarının ilâhi muhabbet ve marifetle dolu gönüllerinden ortaya çıkan üstün hal ve sıfatlar manen cemaate akseder. Sohbette belirli bir metod dâhilinde Allah'a ulaşmanın en sağlam ve en kısa yolu anlatılır. Aşk ile, vecd ile, feyz ile geçen bütün sohbetler Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in sohbetlerinden bir akistir. Zîrâ mânevî istifâdenin merkezi O' dur. Silsile-i Saadatın her bir ferdi Allah Rasulu’nden aldığı feyzi bereketi müridanına dağıtır, müridler istidatları ve ihtiyaçları nispetinde bu bereketten yararlanır. Bu bire bir göz göze kalp kalbe olan temasın neticesidir.
|