Amel-i Saliha


 

 

 

Kıymetli Okuyucularım ;

Bugün sizlere , amal-i salihadan bahsetmek istiyorum.Salih amel, her işimizin İslam’a uygun olması ve İslam’ın emirleri içinde bulunmasıdır.Çünkü insanlardan Allah’a (cc) giden yol dalalet (sapkınlık) , Allah’tan (cc) kullarına gelen yol hidayettir.Bizi bizden daha iyi bilen Hz.Allah’tır.Allah (cc); “ Bilinmekliğimi murat ettim, insanı yarattım” diye buyuruyor. Öyle ise insan yeryüzünde Allah’ı (cc) ve dinini ne kadar güzel temsil ederse doyulmaz bir nimete erişir, ahiretini de kazanır.


Dünyayı yaşanmaz hale getirenler İslam’a arka dönmüş din ile kavgalı kimselerdir.Bu türden olanlar şöyle demekten çekinmemişlerdir; “biz onu (İslam’ı) deveye yükledik , geldiği yere gönderdik./ Tesbih silahtan daha tehlikelidir. Cenab-ı Allah’tan bu yanlış düşüncelerin izalesini dileriz.Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan milletimizi analmalarını , karşılıklı saygı ve sevgide buluşmalarını temenni ederiz.Sözün özü :

Gam değildir gide dünya kala din;
Gam odur ki; kala dünya gide din.

Devlet millet bütünlüğü saadettir.Aslında bütün ayrılıklar felakettir.Bu nedenle , acımıza da tatlımıza da, neşemize de, kederimize de birlikte sahip çıkarsak her şey düzelir, güzel olur.

Kur’an-ı Azimüşşan’ın pek çok yerinde “ İllellezine amenu ve amilussalihat” , “ Ya eyyühellize amenu ve amilussalihati” emr-i celileleri vardır.Dinimiz yaşanılmak için inzal edilmiştir. Hıristiyanlık dua dinidir, ahirete hitap eder .Hıristiyanlar kıyamda ibadet ederler. Yahudiler ruküda ibadet ederler. Yani Dünya dinidir.İslamiyet hem dünyaya hem ahirete hitap ettiği için ibadetlerinde secde vardır. Bunlar şu manaya gelir: Kıyam elif, rukü dal , secde mim ‘dir.Yani ademiyet (insanlık) İslam ile tamamlanmıştır; Kur’an’ı- Kerim ‘deki “ Elyevme ekmeltü leküm diniküm _- bugün dininizi tamama erdirdim” ayet-i celilesi de bu demektir.

Öyle ise İslamiyet son dindir.Yeryüzünün İslamiyeti incelemesi , öğrenmesi ve saadet-i ebediye arıyor ise İslamiyete uyması , bütün hayatını islama benzetmesi lazımdır.

 

İslamiyet adalettir, sağlıktır, iktisattır.Hayat için ne gerekli ise İslam’dadır. İslamiyet budur işte.

İşe nereden başlanır denilecek olur ise ; kelime-i şehadeti getirmiş her mükellef yani her aklı başında ve buluğa ermiş kişi “ atiullahe ve atiürresul- Allahu teala’ya itaat edip ,Allah’ın rasülü Hz.Muhammed (sav) Efendimiz’ in tebliğlerini yapmalı ve yaşamalıdır. Bu emir ve nehiy kuralları olan tebliğlerde bin dörtyüz yıldır o günkü gibi taptaze , ne fazlalık ne de noksanlık olmamıştır. Din-i mübin-i İslam ‘ı günümüze kadar taşıyan kıymetli alimlerimizi rahmetle anıyoruz.

Atalarımız lafla peynir gemisi yürümez/ kişinin lafına değil işine bakılır demişler . Yüce Mevlana (ks) ‘ da “ Herkes kelimane , edibane konuşur ; ben susanların kölesiyim “ buyurmuşutr.Bu, veciz şiirde şöyle ifade edilir :

“ Kelamın fıdda ise , sukütun olsun zeheb
Kemal ehli mekalatı sükut ile buldular hep”

Dış kapı kapanınca iç kapı açılır.Kainatın Efendisi ; “ Bir saatlik tefekkür yetmiş yıl nafile ibadete muadildir” buyurmuşlardır. İmam-ı Birgivî hazretleri , , dil afetlerini yetmiş yerde zikretmiştir.Dilin cürmü büyüktür.Çok kimse dilin kurbanı oldu.Böyle pek çok örneklerle tarife çalıştığımız husus ; ameli salihaya eğilmek , önem vermek , bizatihî icra etmek , yaşamak yani kali hale tebdil etmektir.Çünkü ilim ilmihaldir.Yoksa , hal yaşayışa dönüştürülmemiş ilim insan üzerinde yüktür.Amelsiz ilim merkebe yüklenimş kitaplara benzetilmiştir.

Hülasa edecek olursak ; nefsimize aile efrdımıza , hısım ve akrabalarımıza topyekün insanlık alemine dedim ki dedi ki den kılu kalden kurtulup , dünya sevgisine değil , sevgi dünyasına dönmemizi niyaz ederim.

Yukarı Çık