Biz Nerede Yanlış Yaptık ?


Günümüzde, tesettür gibi daha birçok konudaki yozlaşmanın temelinde yatan bazı hakikatleri, çok hikmetli bir şekilde ele alan Allah dostu Hasan Hüdaverdi Burkay (ks) Hz.’ningünümüze ışık tutan bu tespitlerine  bir göz atalım.  
                      

 

 

   GİYİM ve TESETTÜR

 {  Müslümanın her hal ve harekatından nezafet , güzellik,incelik ve kibarlık tezahür etmelidir.İnsan maddi ve manevi güzellikleri ile değer bulur.İslam dini, maddi ve manevi güzelliklere her zaman aynı değeri vermiş ve bunları birbirinden ayırt etmemiştir.Bu sebepten insan içli,dışlı güzel olmaya mecburdur.İşte insana bu değeri verecek olan,ilahi emirlerdir.Fahr-i Kainat Efendimiz de “Allah güzeldir,güzeliği sever.” Buyurarak her zaman, her yönden ve her hali karda, nezafet üzere bulunmamızı emir buyurmaktadırlar.Müslüman kadının kıyafeti ise, İslam dininin kadına verdiği önemli ve şerefli mevkiye yaraşır bir şekilde ,tesettüre uyan bir nezafet içinde olmalıdır.
         Yeni yetişen nesli, sağlam bir Türk-Müslüman terbiyesi ile eğiterek, faydalı dini ve dünyevi kültürü vererek yetiştirmekle kurtarmış olabiliriz.Bir veli olarak yavrularımızın okuyacakları kitap,gazete, mecmuaların Türk ve İslam kültürüne hizmet edenlerden olmasına dikkat etmeli; aksi görüşte olup, dünya ve ahretimizi mahvedecek olanlardan şiddetle kaçınılması gereği duyurulmalı; çatımızın altına hiçbir suretle bu tip kitaplar sokulmamalıdır.Ancak bu şekilde ideal bir mü’min olunur ve böyle olan anne ve babaların yetiştirdikleri evladlar, her türlü İslami emir ve yasakları benimser ve kendi nefsinde seve seve tatbik eder.Bu ilahi emirlerden biri de tesettür,yan, Müslüman kadının evinden dışarı çıktığı zaman giyeceği kıyafetin İslami ölçüler dahilinde kapalı bir şekilde olmasıdır.

         Şöyle ki;
1-) Kadın,vücudun her yerini kapayacak bir kıyafet giyinerek örtünmeli.
2-) Süsün çevreye aksetmemesi- görünmemesi.
3-) Elbisenin şeffaf olmayıp, kalın olması.
4-) Elbisenin dar olmayıp, bol olması.
5-) Etrafta çekici koku salmaması.
6-) Erkek kıyafetine benzememesi.
7-) Kafir kadınların kıyafetine benzememesi.
8-) Şöhret nev’inden giyilen bir elbise olmaması.

        Bugünkü kadın; bir iş sahibi olsun,  olmasın,zamanının büyük ekseriyetini evinin dışında geçirmektedir.Bunun sonucu olarak, daha cazip giyinmek ihtiyacını hissetmekte; İslami kaideler de hafife alındığından, moda teranesi altında gerek erkek kıyafetine girmek, gerekse, yukardaki diğer yedi maddede belirttiğimiz hususların zıddını yapmak hususunda birbirleriyle yarış etmektedirler.Halbuki moda ve bu aşırı davranışlar, hem dinimizi hem de iktisadiyatımızı sarsıp,yıkmaktadır. “ Mü’min ne aldanır, ne de aldatır.” Hadis-i şerifi gereğince uyanık olmamız bu fitneleri def etmemiz lazımdır.Bir gayri Müslime dinimize ait bir şey versek nasıl yaptıramazsak, biz de onların bu pis modalarını tatbikata kalkışmayalım.Kendi benliğimizi koruyalım.Bir Türke , bir müslümana hangi kıyafet,hangi tavır yakışıyorsa onu yapalım.Yekdiğerimizi bu noktada tenvir edelim..”Su uyur, düşman uyumaz.” Atasözümüze kulak verip,bizi dinen ve iktisaden yıkmak isteyenleri bilelim.Onların köhne oyunlarına kurban gitmeyelim.Dinsiz bir millet, payidar olamaz.  }
   (Hasan Hüdaverdi Burkay (ks) Hz.’nin “Mev’iza-i Hasene 1-2” kitabı’ndan alıntıdır.)

Yukarı Çık